ÇİN KONSOLOSLUKTA AİLEM NERDE DİYE...........

Опубликовано: 19 Июнь 2026
на канале: ATLAN TV (uygur biz)
711
76

Sizleri şuanda orta Asyanın diğer yanında, doğu Türkistanda süregelen bir soykırımdan bahsetmek istiyorum. 2000 yılı aşkın bir kadim mücadeleden. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in emriyle 2017 Nisan ayından itibaren Doğu Türkistan'daki Uygur, Kazak, Kırgız ve Hui Müslümanlar toplama kamplarına veya Çin'in resmî söylemiyle zorunlu "Mesleki Eğitim ve Öğretim Merkezleri"ne gönderilmeye başlandı. Aslında bu süreç 2014'te başlamıştı ama 2017'de daha kitlesel bir hale getirildi. Toplama kampları o kadar geniş bir biçimde kurulmuştur ki, belgeler 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk defa bir etnik-dinî azınlığın bu kadar geniş bir şekilde kitlesel olarak hapsedildiğini teyit etmektedir. Çok eskiye dayalı ve çok önceden planlanmış bir soykırımdır. Durum Çin yetkilerin iddaa ettiği gibi bir terörle mücadele ve tedbirler alma operasyonu değil, bir soykırım olduğu tartışılmazdır. 2016 Ağustosdan bu yana Çin yetkilileri Batıya yönelerek Doğu Türkistanı daha da sıkılaştırılmış sistemlerle etkisi altına almış ve her türlü kısıtlamalar gitgide artmıştır. Sivil ayrımı yapılmadan çocuklar kadınlar ve ihtiyarları toplama kamplarına almıştır. Mesela 11 Eylül 2001'de ABD'de ikiz kulelere yapılan saldırılar Çin için bulunmaz bir fırsat oldu ve zaten devam edegelen hak ihlalleri "terör" bahanesiyle birkaç kat arttırıldı. Sonrasında 5 Temmuz 2009 Urumçi olaylarında tam bir provokasyon ile 1000-3000 arası Müslüman katledildi, 4000'den fazla insan tutuklandı. Birleşmiş milletler temsilciliği durumu insani felaket olarak adlandırması gerekiyordu gelin görün ki böyle bi kararı almamakla beraber Çinin sunduğu yalanlar ve bahanelerle BM güvenlik konseyini göndermemekte ısrar etmektedir. Berlin ve Washington, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde gerçekleşen kapalı oturumda, Pekin yönetimini Uygurları temel insani haklarından yoksun bırakmakla suçladı.
Çinli diplomatın "Almanya ile ABD'nin ülkesinin iç meselesinin BM Güvenlik Konseyi'nin gündemine getirme hakkının bulunmadığını" söylemesi ise şeffaf olmadığının bir göstergesidir. Burdan Çine sesleniyorum bizler senden korkmuyoruz. Resmi olarak Burdaki insanlar yakınlarından haber alabilmek için konsolosluğa geliyor ve cevap istiyor. Çin, yüzlerce yayınlanan belgeler ve raporlara ve binlerce şahitliğe rağmen Twitter hesabından 3 uygur kişinin yaşantısını paylaşarak hakikati arayan insanların gözünü boyayamazsın


#senanur#🇹🇷#türkistan