Ziya Paşa - Terkib-i Bend (AI Original)

Опубликовано: 26 Июнь 2026
на канале: The AntiQuark Project
228
7

Kadı ola davacı vü muhzır dahi şahit
→ Kadı davacı olmuş, mübaşir bile şahit kesilmiş
Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet
→ Böyle bir mahkemenin verdiği karara adalet denir mi?
Ey mürtekib-i har bu ne zillet ki çekersin
→ Ey aşağılık suçlu, bu çektiğin ne büyük bir utançtır
Bir kaç kuruşa müddet-i ümrünce hacâlet
→ Üç beş kuruş için ömür boyu rezil oluyorsun
İnsanlığa insanda budur işte delâlet
→ İşte insanda insanlığı gösteren işaret budur
İnsan ona derler ki ede kalb-i rakîki
→ İnsan denilen, başkasının kalbini incitmeyendir
Alâm-ı ben-i nev'i ile kesb-i melâlet
→ İnsanlığın acılarıyla hüzün duymayı bilen kişidir
Âdem ona derler ki garazdan ola sâlim
→ İnsan denilen, kötü niyetten uzak olandır
Nefsinde dahi eyleye icrâ-yı adalet
→ Kendi içinde bile adaleti uygulayabilendir
Sâdık görünür kisvede erbâb-ı hiyânet
→ İhanet edenler sadık kılığında görünür
Mürşid sanılır vehlede as'hâb-ı dalâlet
→ Sapkınlar bir anda rehber sanılır
Ekser kişinin suretine sîreti uymaz
→ Çoğu insanın dışı içini yansıtmaz
Yârâb bu ne hikmettir ilâhi bu'ne halet
→ Allah’ım bu ne hikmet, bu nasıl bir haldir?
Ümmîd-i vefa eyleme her şahs-ı degalde
→ Her düzenbazdan vefa bekleme
Çok hacıların çıktı haçı zir-i begalde
→ Nice hacı görünenlerin, yükünün altından haç çıktı

Her şahsı harîm-i Hakk'a mahrem mi sanırsın
→ Her insanı Allah’a yakın mı sanıyorsun?
Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın
→ Başına taç takanı İbrahim Edhem mi sanırsın?
Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın
→ Dünyayı arasak bin kişide bir gerçek insan bulamazsın
Âdem görünen harları âdem mi sanırsın
→ İnsan gibi görünen eşekleri insan mı sanırsın?
Çok mukbili gördüm ki güler içi kan ağlar
→ Nice mutlu görünen gördüm, içi kan ağlar
Handan görünen herkesi hurrem mi sanırsın
→ Gülene bakıp herkesi mutlu mu sanırsın?
Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünya
→ Ey bir günlük dünya servetiyle övünen kişi
Dünya sana mahsûs u müsellem mi sanırsın
→ Dünyayı sadece sana verilmiş mi sanırsın?
Hâlî ne zaman kaldı cihan ehl-i tama'dan
→ Dünya ne zaman açgözlü insanlardan boş kaldı?
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın
→ Kendini bu dünya için vazgeçilmez mi sanırsın?
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun
→ Hiç ummadığın biri içindeki sırları ortaya çıkarır
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın
→ Herkesi kör, dünyayı aptal mı sanırsın?
Bir gün gelecek sen de perîşan olacaksın
→ Bir gün sen de perişan olacaksın
Ey gonca bu cem'iyyeti her-dem mi sanırsın
→ Ey gonca, bu düzeni hep böyle mi sanırsın?
Nâmerd olayım çarha eğer minnet edersem
→ Eğer bu feleğe boyun eğersem namert olayım
Çevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın
→ Senin zulmünle üzülüp çökeceğimi mi sanırsın?

Zîrâ feleğin meşreb-i nâsâzı dönektir
→ Çünkü dünyanın tabiatı bozuk ve dönektir
Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
→ Üniforma kötü soyluya asalet kazandırır mı?
Zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir
→ Eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir
Bed-mâye olan anlaşılır meclis-i meyde
→ Kötü karakterli kişi içki meclisinde belli olur
İşret güher-i âdemi temyize mihekktir
→ İçki, insanın cevherini ayıran mihenk taşıdır
Nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz
→ Cahiller cahillerle sohbetten zevk alır
Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir
→ Delinin dostu da deli olur
Afv ile mübeşşer midir as'hâb-ı merâtib
→ Makam sahipleri affedilmekle mi ödüllendirilir?
Kânûn-ı ceza âcize mi has demektir
→ Ceza kanunu sadece güçsüzler için midir?
Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz
→ Milyonlar çalanlar makamda baş tacı
Bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir
→ Üç beş kuruş çalanın yeri kürek mahkûmiyeti
İman ile din akçadır erbâb-ı gınada
→ Zenginler için din ve iman birer paradır
Nâmûs u hamiyyet sözü kaldı fukarada
→ Namus ve onur lafı fakirlere kaldı

İkbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı
→ Makam için dostlara iftira etmek yeni çıktı
Sirkat çoğalıp lafz-ı sadâkat modalandı
→ Hırsızlık arttı, sadakat sözü moda oldu
Nâmûs tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
→ Namus bitti, onur sonradan icat edildi
Düşmanlara ahbabını zemm oldu zerafet
→ Düşmanlara dostunu kötülemek incelik sayıldı
Dildârdan agyâra şikâyet yeni çıktı
→ Sevgiliyi yabancıya şikâyet etmek yeni çıktı
Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
→ Doğruları aşağılamak kural oldu
Hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı
→ Ama hainlere saygı göstermek yeni çıktı
Aciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
→ Güçsüzün açık hakkı gizlenir
Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı
→ Korumalıları her yerde kollamak yeni çıktı
İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayura
→ Namuslu insana bağnazlık yakıştırılır oldu
Dinsizlere tevcih-i reviyyet yeni çıktı
→ Dinsizlere hoşgörü göstermek yeni çıktı
İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki
→ Kalkınmanın önündeki engel İslam’mış
Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı
→ Eskiden yoktu bu söylem, yeni çıktı
Milliyyeti nisyan ederek her işimizde
→ Her işte milliyeti unutup
Efkâr-ı frenge tebaiyyet yeni çıktı
→ Batı fikirlerine körü körüne uymak yeni çıktı

Ziya Paşa - Geneva (1870)