Ayasofya’nın açıldığı gün katıldığı bir yayında Falih Rıfkı Atay’dan bir nakil yaptıktan sonra Kemalistlerin hedefi olan Hasret Yıldırım eleştirilere cevap verdi.
Konu ile ilgili yeni bir açıklama yapan Yıldırım. “Ayasofya'nın vazifesini icra edeceği, cami olduğu gün burada Fetih TV isminde kapalı devre yayın yapan bir internet televizyonuna mülakat verdim. Mülakatın bütünü 15 ya da 17 dakika sürdü. Bunun içinden 2 dakika 20 saniyesi öyle ciddi gündem oldu ki, biz bu gündemin geldiği yeri hem menfi müspet karşılaştırdığımızda enteresan bir yerdeyiz. Bu mülakat esnasında, ben bir cümle naklettim. Bu cümleyi de Mustafa Kemal'in içki sofralarından arkadaşı 4 tane gazetenin başyazarı Falih Rıfkı Atay'dan makine yaptım. Kendisi 1923-1950 arası 27 sene CHP milletvekilliği yapmış bir şahıs. Bu şahıstan nakilde kanunun bizim önümüze koyduğumuz sedden dolayı yumuşatarak “Ayasofya'nın camiye çevirmesi demek Mustafa Kemal'in kabrinin açılarak kemiklerinin sokağa atılmasıdır” dedik. Aslen bu nakil kendi kitabında ‘Atatürkçülük nedir?’ isimli kitapta, “Ayasofya şeriatçılığa doğru gidilmek için kaba, kara ve koyu Atatürk düşmanları tarafından zorlanan bir kapıdır. Bu kapıyı kırmak, Atatürk'ün kabrini eşip kemiklerini çıkararak yakmak demektir. Bırak sokağa atmayı, şahıs yapmaktan bahsediyor. Biz bu nakli, Falih Rıfkı Atay dan yaptığımızı belirtmemize rağmen cenah, o kadar ciddi bir linç kampanyası uyguladı ki, sanki bu sözler benim şahsi sözlerimmiş gibi lanse edildi. Arkasından hiç beklemediğim çok enteresan bir kumpas kuruldu. 13 gün boyunca benim yediğim mobing, psikolojik baskıyı bir ben, bir Allah bilir. Hakaret, küfür aşağılık sözlerle tehdit etme. Benim ailem bir kenara, Allah'ıma, peygamberime, kitabıma inanılmaz seviyede hakaretlerle ve sövmeyle karşılık bulduk. Şimdi arkadaş, ben bu nakli yaparken sizin ilahınıza küfür mü ettim, hakaret mi ettin?” diye sordu.
www.yeniakit.com.tr