Devrim, genel anlamıyla köklü bir değişim ve dönüşümü ifade eder. Sadece siyasi ya da toplumsal bir iktidar değişimi değil; düşüncede, ahlakta, değerlerde ve yaşam biçiminde gerçekleşen derin bir yenilenmedir. İslami bağlamda devrim, zulmün yerine adaletin, batılın yerine hakkın, bozulmanın yerine ıslahın hâkim kılınması mücadelesidir.
Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ, “Şüphesiz Allah, bir kavim kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez” (Ra’d, 11) buyurur. Bu ayet, İslam’daki değişimin merkezine insanın kendisini koyar. Yani İslami devrim, önce kalpte ve zihinde başlar; iman, ahlak ve sorumluluk bilinciyle topluma yansır.
Bu çerçevede devrimci; yıkıcı bir kaosun savunucusu değil, ıslah edici, adaleti ayakta tutan, hakka şahitlik eden kişidir. İslami devrimci, zulme karşı duran, haksızlık karşısında susmayan; fakat bunu hikmetle, ahlakla ve meşru yöntemlerle yapan kimsedir. Peygamberlerin mücadelesi bu anlamda en büyük devrimci örneklerdir. Onlar, toplumların yerleşik yanlışlarını sarsmış; tevhid, adalet ve insan onuru temelinde köklü dönüşümler gerçekleştirmişlerdir.
#islam #devrim #devrimci #zulüm #gündem #siyaset #ortadoğu #tevhid