Ahmet Güneştekin, "Gavurmahallesi", Kültür Park, İZMİR, Mini Belgesel

Опубликовано: 05 Апрель 2026
на канале: Erke Medya
436
26

Mıgırdiç Margosyan’ın Gâvur Mahallesi adlı kitabıyla aynı adı taşıyan sergi Ahmet Güneştekin’in mübadele ana teması çevresinde göç ve yerinden edilmelerin tarihine odaklanan farklı disiplinlerden çalışmalarını bir araya getiriyor.

Güneştekin Vakfı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle açılan ve küratörlüğünü Şener Özmen’in üstlendiği sergide sanatçının nesneleri kullandığı tamamen mekâna özgü büyük boyutlu enstalasyonları ve video işleriyle birlikte metal formları taşla tamamladığı heykel çalışmaları müthiş etkili bir şekilde sergileniyor.

Gâvur Mahallesi belirli bir tanım üzerinden genellenen grupların sosyal, kültürel, mekânsal veya etnik olarak birbirlerinden ayrılmaları ve farklı siyasetlere tabi tutulmaları anlamına gelen mübadelenin yani insan değiş tokuşunun altında yatan düşünceyi sorguluyor.

Gavur Mahallesi, Ege coğrafyasının her iki yakasındaki insanların geçmişleriyle olan bağlarını koparan ve onları başka bir yerde hayatlarını yeniden kurmaya zorlayan mübadeleyi günümüz dünyasında giderek yayılan zorunlu göçlerle ilişkilendirerek çok katmanlı bir anlam ağı yaratıyor ve geçmişin karasabanlarının tekrar dünyamıza musallat olma biçimlerini gösteriyor.

Gavur Mahallesi Mübadeleyi anlatabilecek bir dile veya kelime dağarcığına sahip olamadığımızdan, geçmiş bir travmayı bir sanatçı gözüyle bizlere tercüme ediyor.

Güneştekin’in Tanıklık sonrası şimdiki zamana ilişkin travmatik geçmişi göstermenin güçlü bir aracı olarak nesneleri kullandığı enstalasyonlarında tarihsel anlatının referans alanını genişletiyor.

Güneştekin’in Gavur Mahallesinde kırılgan ama sımsıkı yerleştirilmiş nesneleri izleyeni şimdide tutarken geçmişi hatırlatarak geleceğe doğru iter.

Köklerinden kopup gelen nesneler insanlar arasındaki ilişkilerin ve bağların yerini almış göstergelerdir.

Sanatçının ele aldığı bu yokluk durumunda bir mevcudiyet vardır ve bu mevcudiyet anıların, yaşanmışlıkların hatırlatıcısı olmasından gelir.

Gavur Mahallesinde Mekâna özgü enstalasyonlar eşyalarıyla vücut bulan bir insan kalabalığı ortaya çıkarır.

Hayatımızı bir arada tutan bavullar, sandıklar, anıların hayali var oluşlarını somutlaştıran ayakkabılar, zamanın onarılmaz şekilde aşındırdığı yıkıntıları çağıran soyut taşlar, yer değiştirmiş ya da kaybolmuş bir bedensel varoluşu gösterir.

Sınır duvarlarının inşasından, vize ve seyahat yasaklarına, mülteci karşıtı kampanyalara ve mülteciler üzerindeki pazarlıklara uzanan başka düzeyde ayrıştırıcı uygulamaların tanık olunduğu bir zamanda, Gâvur Mahallesi farklı hümanizm biçimleriyle ilgilenerek, insan olmanın tarihsel, kültürel ve politik olarak çok yönlü etkilerini anlama olanağı sunuyor.