Damla çok zor bir dönemin içinden geçmektedir.
Bir yanı, geçmişte yaşadığı kırgınlıklar ve Hanife’nin yaşattıkları yüzünden Ahmet’in ailesine karşı hâlâ öfkelidir. Hanife Hanım’ın yanında olmak, onların yükünü paylaşmak istemez.
Ama diğer yandan gördüğü çaresizlik, yaşanan hastalık süreci ve Ahmet’in içten içe yaşadığı acı Damla’nın vicdanını susturmasına izin vermez.
Üstelik herkes kendi derdiyle uğraşırken, Damla’nın ne hissettiğini gerçekten anlayan tek kişi Fatma olur.
İki kadın arasındaki bağ artık sıradan bir arkadaşlıktan çok daha fazlasına dönüşmektedir.
Ahmet ise iki arada kalmıştır…
Bir yanda annesinin hastalığı, diğer yanda çocuklarından ayrı kalacağı yeni hayatı vardır.
Damla’nın , annesinin yanında olmasını içten içe çok istese de onu zor durumda bırakmamak için susmayı tercih eder.
Damla ise Ahmet’in ne hissettiğini, ne söylemek isteyip sustuğunu çok net görmektedir.
Ama o da susar…
Bazen insan en çok sevdiği kişiyi kırmamak için konuşamaz.
Ve bazı sessizlikler, söylenen bütün cümlelerden daha ağırdır…