Can Ataklı gündemi değerlendiriyor. Elazığ depremi ve kayıplarımız hepimizi derinden üzdü. Afette hayatını kaybedenlere tekrar Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabırlar dilerim. Depremle birlikte müthiş bir yardım furyası başladı. Aynı anda yine büyük bir "birlik beraberlik ruhu içindeyiz" kampanyası başladı. Deprem hepimizi birleştirmedi mi? Elbette birleştirdi ama bu konuyu o kadar da abartmamak gerek. çünkü ne zaman böyle bir büyük olayla karşılaşsak bu millet anında birlik olmayı beceriyor. Ama şunu da unutmayalım, bu sadece bize övgü değil, dünyanın her yerinde benzer durumlarda aynı şey yaşanıyor. Yardımlar konusu ise elbette çok duygusal bir olay. ancak bunu da düzgün yapamazsak hiç bir iye yaramadığını söylemeliyim. Aynı anda her taraftan yapılan yardımların çoğunun çöpe gittiğini bilmelisiniz. çünkü ihtiyaçlar bilinmeden gelen yardımlar bir eşi yaramıyor çoğu kez. bunun dışında öyle bir iktidarımız var ki, tüm ülkeden gelen yardımları bile sanki kendi yapıyormuş gibi göstermekte pek mahir. özellikle belediyelerin anında yardım kampanyaları açmaları ya da bölgeye kamyon kamyon yardım göndermeleri bana göre yanlış. şu anda iktidarın temel görevi olay yerine anında yetişmek ve halkı zor durumdan kurtarmaktır. bırakın önce bunu bir yapsınlar. diğer yardımlar için bir süre beklenmeli, örneğin bir ay sonra afet bölgesine tekrar gidip eksikler saptanmalı ve yardımlar buna göre yapılmalı. 1999 depreminde yaşadıklarım bu gerçeği bana ok iyi gösterdi. Bilinçsizce yapılan yardımların nasıl heba olduğunu bizzat gördüğümde çok üzülmüştüm.