“Har içinde biten gonca gül’e minnet eylemem”,
Anadolu tasavvuf geleneğinin nefs terbiyesi, tevhid bilinci ve hakikate yöneliş anlayışını özlü bir dille ifade eden derin anlamlı bir deyiştir.
Bu sözlerde, zahiri güzelliklere ve geçici olana bağlanmama;
hakikatin yalnızca Hakk’a yönelmekle idrak edileceği vurgulanır.
Gonca gül, dünyevî cazibeyi; har ise dünyanın zahmetini ve imtihanını simgeler.
Tasavvuf yolcusunun duruşu ise nettir:
Minnet yalnızca Hakk’adır.
Anadolu derviş geleneğinde bu anlayış; Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli ve benzeri irfan ocaklarında şekillenen, sade ama derin bir teslimiyet halini temsil eder.
Bu eser, Anadolu’nun içten, gösterişten uzak ve kalbe dokunan tasavvuf dilini yansıtır.