Kamuda Tasarruf hakkında BTP Lideri Hüseyin Baş'tan Açıklama!

Опубликовано: 03 Июнь 2026
на канале: Kilis Postası
32
1

-Kamuda tasarruf bahane özelleştirme şahane. Bu kamuda tasarruf işinin sonu “özelleştirme” furyasıdır, demedi demeyin. Yine neyimiz var neyimiz yok satacaklar.
-İtibardan tasarruf olmaz dedin ama günün sonunda kuzu kuzu kamuda tasarruf yapmaya çalışıyorsun!
-BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan hükümetin kamuda tasarruf paketi ve İsrail ile ticaret üzerinde değerlendirme.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan kamuda tasarruf paketini değerlendirdi.
X sosyal medya hesabından, “En son kamuda tasarruf çağrısını 2021 yılında Erdoğan yapmıştı. Sonucunda kamudaki araç sayısı artmıştı. Mehmet Şimşek IMF’den aferin almak için 40 takla atıyor ama vatandaşa faydası yok.” değerlendirmesi yapan Hüseyin Baş, bir başka paylaşımında da “Kamuda tasarruf bahane özelleştirme şahane. Bu kamuda tasarruf işinin sonu “özelleştirme” furyasıdır demedi demeyin. Yine neyimiz var neyimiz yok satacaklar. ” ifadelerini kullandı.

BTP lideri kişisel Youtube kanalında yaptığı açıklamada da yine bu gündemi değerlendirdi.

Hüseyin Baş şunları söyledi;

“İtibardan tasarruf olmazdan, kamuda tasarrufa döndüler. Demek ki itibar hep söylediğimiz gibi vatandaşa lazım. Yöneticinin itibarı devleti itibarlı yapmaz. Yöneticinin itibarı devleti ancak fakirleştirir. Şimdi sen itibar arıyorsun tamam sana itibar verelim! Birinin itibarlı olması için ne gerekiyor? Araba, al sana bir araba, ev, al sana bir ev, uçak, al sana bir uçak vs. ne istiyorsan verelim! Ama o kadar abartılı bir noktaya getirildi ki, iktidar kadroları özellikle yönetici ve üst kadrodan bahsediyorum, o kadar hunharca harcama yaptılar ki, her şey göze batar hale geldi. Hakikaten bir köşk lazımsa Çankaya Köşkü vardı yetmedi… Eskiden ülkenin devlet başkanının, başbakanın, cumhurbaşkanının bir uçağı vardı şimdi uçak filosu var, her bir bakanın ayrı bir uçağı var.

“İş çözmek için komisyonculuk yapıp inanılmaz para alanlar var”

Şu anda birileri çıkıyor, ‘ben adliyede senin işini çözerim, ben Ankara'da işini çözerim’ diyor. Niye? Açıyor fotoğraflarını telefondan, Erdoğan'la resim çekilmiş, bir bakanla bir yerdeyken bilmem ne yapılmış, AK Parti'nin bir organizasyonunda bir yerde görülmüş… Diyorsun ki ‘tamam bu benim işimi adliyede çözer, Ankara'da çözer, sokakta çözer, belediyede çözer’ Niye? Bu iktidarla yakın, ilintili! Aradan komisyonculuk yapıyorlar ve milyonlar, milyarlar inanılmaz paralar dönüyor dolaşıyor bu tip işlerde. Bu aç gözlülük, bu hunharca harcama modeli seni kamuda tasarrufa itti.

“Kul hakkı diye bir kavram var… AKP hükümeti burada çok hunharlaştı”

Halbuki kamuda israf eden sendin! Erdoğan kendi söyledi, ‘itibardan tasarruf olmaz’ dedi. İtibardan tasarruf olmaz dedin ama günün sonunda kuzu kuzu kamuda tasarruf yapmaya çalışıyorsun! Nerede senin itibarın? Dışarıya itibar gösteriyordu, şimdi dışarıdan sana gülüyorlar artık halkın ne durumda diye. Şimdi mecbur kamuda tasarrufa dönüyorsun. Kul hakkı diye bir kavram var. Yani senin yediğin, cebine attığın, hani avantacılık kültürü… Bunlar ne dinimize uygun, ne medeniyetimize uygun, ne kültürümüze uygun. Bu olacak şey değil. Ak Parti hükümeti burada çok hunharlaştı. Dolayısıyla bir de ekonomi kötü olunca bu insanların çok gözüne batmaya başladı.

“Bir kereden bir şey olmaz diye diye bu hale geldi”

Esasında AK Parti'nin süreci de böyle. 2002'de başlayan, önce ‘bir kereden bir şey olmaz’ diye başlayan süreç, ondan sonra ‘ya biz yanlış mı yaptık, doğru mu yaptık’ derken kendiyle yüzleşiyor. Daha doğrusu yüzleşince kendiyle çelişmiş oluyor ve bu çelişkiyi ortada kaldırmak için ‘ben yanlış yapmadım, bunu yapmam gerekiyordu, konjonktür bunu gerektiriyordu, doğru olan buydu’ gibi davranmaya başlıyor. Ondan sonra başlıyor kendi yanlışına inanmaya, ‘konjonktür bunu gerektiriyordu, bak sonuçlarıyla değerlendirelim şu da iyi oldu bu da iyi oldu’ vs. demeye.

#BTP #KilisPostası #hüseyinbaş