‘UYGUN GÖRÜLMEDİ’ DE NE DEMEK?
BİZİM ÖZGÜRLÜKLERİMİZ HERKESİN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR
Ateizm Derneği Türkiye’de aktif faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından biridir. Bu hafta 10. yılını kutlayan bir derneğiz. Yaklaşık üye sayımız 350, ve bir o kadar da gönüllüsü olan bir sivil toplum kuruluşuyuz... İçimizde bilim insanları, ilahiyatçılar, emekli devlet memurları, gazeteciler var. Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği, ifade ve inanç özgürlüğünü savunan bir insan hakları derneği statüsündeyiz. Dinsizliği yaymak amacıyla kurulmadık, inançsızların haklarını ve özgürlüklerini savunuyoruz. Şiddetin ve despotizmin her türlüsüne karşı mücadele veriyoruz.
Yayınlarımız, online eğitimlerimiz, sosyal medya kanallarımızla 100 binden fazla yurttaşımıza ulaşıyoruz. Baskıya uğrayan yurttaşlarımıza hukuki destek veriyoruz. Yurtdışında görüşlerine başvurulan sayılı derneklerden biriyiz. Hem Birleşmiş Milletler hem de Avrupa Birliği nezdinde resmi olarak tanınıyoruz.
Ve 10. yılımızda bir yürüyüş düzenlemek istedik. Bildirimizi yasal prosedürlere uyarak yaptık. Birkaç gün sonra Kadıköy Emniyet Müdürlüğü tarafından telefonla aranılarak onay bilgisi aldık. Duyurulara başladık. 18 Nisan 2024 Perşembe günü itibarıyla, yazılı belge istememiz sonucunda bize bu yürüyüşün Kadıköy Kaymakamlığı tarafından uygun görülmediği tebliğ edildi. Nedenini sorduk Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerine, “Neden yürüyüşümüz yasaklandı?” diye... “Yasaklanmadı” dediler, “Güvenlik gerekçesiyle uygun görülmedi!”. Uygun görmeyen makamın Kadıköy Kaymakamlığı olduğunu belirttiler. Peki gerekçe güvenlik ise bu ülkenin güvenlik güleri güvenliği sağlamakla yükümlü değil mi? Bu güvenlik güçleri tüm yurttaşlar gibi bizden alınan vergilerle maaş almıyor mu? Yok eğer teröristlerden bize yönelik saldırı tehditleri varsa, o zaman bu devletin güvenlik birimlerinin görevi bizim yürüyüşümüzü yasaklamakla değil, teröristleri yakalamakla yükümlü değil mi? Kaldı ki, bu anayasal bir hak, bir bildirimdi, izin talebi değil.
Gösteri ve yürüyüş hakkı temel insan haklarından biridir ve kendini hukuk devleti ve demokrasi olarak tanımlamış tüm ülkelerde hiçbir biçimde yasaklanamaz. Yeter ki, gündelik hayatı bozmayacak, diğer yurttaşlara zarar vermeyecek biçimde gerçekleşsin. Biz, on yıldan bu yana hümanizmi savunan bir dernek olarak, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm kamusal alan etkinliklerinde tek bir sorun yaşamamış ve yaratmamış bir oluşumuz. Birçok farklı ilde yüzlerce piknik ve Ateizm Derneği Tanışma Toplantısı gerçekleştirdik ve hepsini de halkın içinde, kimseyi rahatsız etmeden sonlandırdık. Caddebostan Sahili ve Maçka Demokrasi Parkı’nda düzenlediğimiz pikniklerde tek bir olay yaşanmadı. Tersine pek çok yurttaş bizlerle tanışmak için pikniğimize katıldı.
Bu dernek, Türkiye’de inançsızların da var olduğunu, sayılarının hiç de azımsanmadığı kadar çok olduğunu, anayasa gereği tüm yurttaşlarla eşit haklara sahip olduğumuzu anlatmak ve haklarımızı sonuna kadar savunmak için kuruldu. Dün de öyleydi, bugün de öyle!
Bizler yurtsever, onurlu, demokrasiye ve insan haklarına sonuna kadar saygılı yurttaşlar olarak, Kadıköy Kaymakamlığı’nın bu anayasaya aykırı ‘uygun görülmedi’ kararını kınamakla kalmayacak, yasal haklarımız çerçevesinde bu kamu otoritesi birimine dava açacağız. Anayasa Mahkemesi’ne kadar tüm hak arama yollarını tüketeceğiz. Olmadı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız bu davayı.
Bu ülke, kamu otoritesini herhangi bir kademede temsil eden devlet memurlarının keyfi kararlarıyla birey hak ve özgürlüklerini, insan haklarını kısıtlayacak bir ülke olmamalı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temellerinden biri olan Aydınlanma Devrimi’nin savunucuları olmanın sorumluluğuyla sadece inançsızların ya da derneğimizin temel ve vaz geçilmez haklarını savunmadığımızı, aynı zamanda Cumhuriyet’in laik demokratik bir hukuk devleti olma niteliğini savunduğumuzun bilinciyle yolumuza devam ediyoruz!
Önyargımız herkes için özgürlüktür ve haksızlıklara karşı mücadelemiz haksızlıklar var olduğu sürece asla bitmeyecek!