Denizcinin gerçek hikayesi!.. Her hafta 2 yeni video eklenecektir, abone olmayı unutmayın: https://www.youtube.com/user/hakanmen...
1950’li yıllarda İskoçya’ya yük taşımak için bir gemi yanaşır. Demir attığı limanda yükünü aldıktan sonra, gemide çalışan denizcilerden biri acaba unuttuğumuz bir yük kaldı mı diye bakmak için soğuk hava deposuna girer. Onun içerde olduğunu fark etmeyen başka bir denizci ise, kapıyı dışardan kapatır.
Soğuk hava deposunda mahsur kalan denizci, var gücüyle bağırır, çelik duvarları yumruklar, ama kimseye duyuramaz sesini. Çakısıyla içerden açmaya çalışır kapıyı, lakin mümkün değildir. Gemi hareket eder ve denizciyi unuturlar.
Mahsur kalan denizci, depoda açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek bulur. Ama deponun dondurucu soğuğuna fazla dayanamayacağını anlamıştır. Kapıyı açamayan çakısıyla, çelik duvarlara kendisini bekleyen ölüm sürecini yazmaya, daha doğrusu kazımaya başlar. Günbegün, adeta bilimsel bir titizlikle soğuğun vücudunu nasıl uyuşturduğunu sonra yavaş yavaş öldürücü etkilerini, el ve ayaklarının nasıl duyarsızlaştığını, donan burnunu ve buz gibi havanın verdiği acıyı anlatır.
3 gün sonra soğuk hava kapısını açan başka bir denizci, zavallı adamın cesediyle karşılaşır. Duvarlara kazıdığı acılı sonunu okur ve.. kendisi de hayretten dona kalır.
Çünkü soğuk hava deposunun derecesi 19’dur. Yükler alındıktan sonra soğutma sistemi zaten kapatılmış olup, kendi haline bırakılan deponun sıcaklığı normal bir dereceye yükselmiştir. Yani biçare denizci donarak ölmemiş, donduğunu sandığı için ölmüştür.
Bir insan donacağına kendini inandırdığı için, normal bir sıcaklıkta soğuktan ölmüştür.
Bu üzüntülü hikaye aynı zaman bize insan zihninin neler yapabileceğini göstermiştir.
Bilinçaltını doğru kullanırsak ne kadar güçlü olduğunu, yanlış kullanırsak da bizi ölüme dahi götürebileceğini göstermiştir.
Henry Beecher tarafından 1955 yılında yayınlanan ‘ Kuvvetli Plasebo’ adlı makaledeki çalışmanın sonuçlarına göre tedavi sürecinin ortalama % 35.2’ si plasebo etkisine dayanıyor. Yani kişi %35 iyileşeceğine inandığı için iyileşiyor. Tabii bunun tam tersi de geçerli, kişi kendini düşünceleriyle hasta edebiliyor.
Bu hikaye, Bernard Werber'in, ‘İzafi ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi'nde geçmektedir.
► Ben kimim?
Merhaba ben Hakan Mengüç; uzun yıllardır ilişkiler, beden dili ve özgüven üzerine koçluk çalışmaları yapıyor, seminerler veriyorum. Uludağ Üniversitesi'nde öğrenim gördükten sonra Güney Afrika'da Hayvan Davranışları ve Rehabilitasyonu üzerine eğitim aldım. Dünyanın en saygın konuşma platformu kabul edilen TedX'e konuşmacı olarak davet edilip konuşma yaptım. Profesyonel olarak ney ve piyano çalıyorum. 2 yıl Bursa BB konservatuarında okudum. Tahran'da 'Mevlana Terapi' eğitimi aldım. Erciyes Üniversitesi ve Bozok Üniversitesi beni 2016 yılında ''Yılın En İyi Konuşmacısı'', ''Yılın En İyi Yazarı'' ödülüne layık gördü. Hala öğrenmeye ve öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyorum. Teşekkürler.
Seminer daveti veya koçluk isteği için bana [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.
► Sosyal medya hesaplarım ↓
Web sitem ► http://www.hakanmenguc.org
Facebook ► / hakanmenguc
Twitter ► / hakanmenguc
Instagram ► / hakanmenguc
Snapchat ► / hakanmenguc
Blog ► http://www.hakanmenguc.com
Linkedin ► https://goo.gl/5DhN3S
► Hakan Mengüç Store Açıldı!
Yoğun istek üzerine bazı ürünlerimiz satışa çıktı. 2017 itibariyle her ay yeni bir ürün eklenecektir. İndirimli fiyatlardan faydalanmak için hemen ziyaret edebilirsiniz ► http://store.hakanmenguc.org
Videolarımızdan hemen haberdar olmak için abone olmayı unutmayın: https://www.youtube.com/user/hakanmen...