VaveyLa & Sarikamis Destani ( Özhan Eren Sarikamis Türküsü & Ömer Ekinci Micingirt Siiri )

Опубликовано: 03 Август 2026
на канале: XezaLestas
914
16

Sarıkamış üstünde kar
Kar altında Mehmedim yatar
Gülüm donmuş kara dönmüş
Gören sanmış yarini sarar
Kimi Yemen kimi Harput
Üzerinde ince çaput
Avut yiğit gönlün avut
Yar sarmazsa Mevlam sarar



Yıl 1914…Yer Sarıkamış…

Sarıkamış‘in Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için, 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik, Hemde tek bir kursun sikilmadan.

Başkumandan vekili Enver Paşa 'nin Talimatiyla, Tüm Uyarilara Ragmen, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahüekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars‘ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti.

Allahuekber dağlarının yer yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 40 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.

Sarıkamış’ta dondurucu soğuk altında askerlerimizin durumunu Kurmay Subay Şerif Bey şöyle anlatıyor:

“Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyordu. Kaldırıp yola sevketmek istedim. Beni hiç görmedi. zavallı çıldırmıştı. Bu suretle şu lanetli buzullar içinde biz belki on bin kişiden fazla insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik”.

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:

“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kainattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda…Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”
____________________________________

Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi
Karlara serildi Sarıkamış’ta
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi
Şafaklar gerildi Sarıkamış’ta .

Mehmet’im çarıksız Yemen’den geldi
Şahâdet gürledi sonsuzu deldi
Gök mavi yer beyaz kefeni aldı
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta .

Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi
Yokluklar yok oldu varlık silindi
Namlular yırtıldı taşlar delindi
Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta .

Izdırap çilekeş dereleri kar
Dikenli tabyadan esiyor rüzgâr
Susun! Şehidimin söyleşisi var
Bâsiret kör oldu Sarıkamış’ta .

Küfrün azgın devri mağmaydı vatan
Ölüm çığlıkları amansız meydan
Ferhat’ın çığlığı seni anlatan
İrâde buruldu Sarıkamış’ta .

Vuslat harekât der müjdeyi bekler
Ağlaştı mevcudat ve de melekler
Hoşaftı menusu yağsız yemekler
Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta .

Yaram çok ağırdır çıban çok derin
Apansız çıyanı dipsiz çemberin
Cilvesidir lâkin buda kaderin
Silahsız vuruldu Sarıkamış’ta .

Beyaz uykudaydı koca bir ordu
Dağ taş susuyorken komutan sordu
Mekân konuşuyor beden mosmordu
Pâk beden mor oldu Sarıkamış’ta .

Çığlık yığınağı doksan bin fidan
Şavkı göğe vurdu süzülmüş yatan
Balkanlar Kafkasya Şırnak Ardahan
Şehitler soruldu Sarıkamış’ta .

Şehit bu tarifi gelmez dilime
Ziyâsı izâhsız altın kelime
Vefâdâr ses verir cümle âleme
Âşıklar var oldu Sarıkamış’ta .

Kutsal pervanesi o gün niyetin
Mehmet’te doğuşu samimiyetin
Övülmüş milleti sen ki ümmetin
Zor nizâm kuruldu Sarıkamış’ta .

Şüheda vâdisi ne büyük mâna
Sırt sırtta diz dize yatar yan yana
Âsımdan emânet bu toprak sana
Pir Mehmet pir oldu Sarıkamış’ta .

Sarıkamış dinle tarih seslenir
Mâziyle beklenen renkler hislenir
Kan-ter yudumlayan ruhlar süslenir
Emr-i Hak verildi Sarıkamış’ta .

Ne çok şey anlatır bir mezar taşı
İmânla beslenir Hakk’ın savaşı
Şâirin efkârı birkaç gözyaşı
Islanıp kar oldu Sarıkamış’ta .

Şehitler ölmez hây!
Şehit her yerde
Ve onlar gittiler yüce seferde
Bak Ömer rikkatle bak perde perde
Cennete girildi Sarıkamış’ta

Fon: Özhan Eren - Sarikamis Türküsü
Siir: Ömer Ekinci Micingirt - Sarikamis

Tüm Telif Haklari Eser Sahiplerine Aittir...