Tom Henheffer (Kanadalı Gazeteci):
Bu Türkiye’deki basın özgürlüğünün ölümüdür. Bu konu yıllardır ciddi bir problemdi. Hükümet gazetecileri hapse atıyordu. Türkiye tarihte en çok gazeteci hapseden ülkelerden biri. Çevik kuvvet gibi büyük bir güç kullanarak gidip bir muhalefet gazetesine el konulması gerçekten büyük bir problem. Bunun hiçbir gerekçesi olamaz. Bu durum Erdoğan’ın gerçekten gücüne güç kattığını, bunun ülkeyi gerçek bir diktatörlüğe götürdüğünü ve ülkede basın özgürlüğüne veya özgür ifadeye hiç güven kalmadığını gösteriyor.
Bir hükümetin basının işleyişine müdahale etmesi ve özellikle de şiddet veya polis baskısı kullanarak müdahale ettiği savunulamaz bir durum. Bunun kesinlikle hiçbir gerekçesi olamaz. Erdoğan derhal, derhal bu kararı geri almalı ve Zaman’ın ülkedeki insanlar için bağımsız bir ses olmaya, ülkedeki bağımsız bir gazetecilik sesi olmaya geri dönmesine müsaade etmesi gerekiyor.
Türkiye’deki demokratik kuruluşlar hızla aşınıyor. Erdoğan, dünyanın her yerinde güçlü biri, diktatöryel eğilimleri olan biri olarak biliniyor. Ama maalesef insanlar durumun ne kadar kötüye gittiğinin farkına varmıyor. Bu eğilimi görebiliyorsunuz. Birkaç aykırı sesin hapse atılmasıyla başladı. Bazı blog yazarları kilit altına alındı. Giderek daha, daha, ve daha kötüleşmeye devam etti ve şimdi de devlet yüzsüz bir şekilde haber ekiplerine müdahale ediyor ve el koyuyor. Yaşananlar bu ülkedeki ifade özgürlüğünün ölüm ilanı. Uluslararası toplumun devreye girmesi gerekiyor. Bu durumu kınamaları gerekiyor ve Türkiye’de güçlü bir basın özgürlüğü olduğundan emin olmaları gerekiyor. Hiç muhalif ses olmazsa hükümete muhalif hiç gazete olmazsa ya da muhalif olsunlar ya da olmasınlar, siyasi duruşları ne olursa olsun sadece gazeteci olarak bağımsız çalışan gazeteler olmazsaTürkiye’de demokrasinin işlemesi için ülkede bağımsız basının olması şart. Bu kadar basit.