Yeşil karanlık
melekler şarkı söylemeyi öğrensin diye
seslerimizi rendeye vurup
dişlerimizi dudaklarımızda bileylediler
ve yeşil bir karanlıkla üstümüzü örttüler
Tanrı’da ölmüşmüdür anne !
geceleri dolaşan bu toprak kokusu
kadınların uğuldayaran sesiyle
yan yana saf tutup etrafımızda
cenaze namazlarını kılıyor düşlerimizin
bizimle birlikte gökyüzü de ağlıyor
kuşlarıda mı düşlerimiz gibi vurdular anne !
günün ilk ışıkları sarılıp soğuk bedenlerimize
bunlar benim çocuklarım dedikçe
kaburgalarımız batıyor ciğerlerine
canı çok acıyor, sütten kesiliyor anne
kan dalmıyor güneşin memelerinden ağız boşluğumuza
ağzı süt kokulu umudumuz artık uyanamayacak mı anne !
Seval Akkuş