ESKİ ŞEHİR
Kalmadı şehirde oyun sevinci
Kök salsa ağaçlar, dalları bomboş...
Mahalle boş sedef, hasretlik inci
Lambalar yansa güneş sathı loş
Kestiği kurbanlık, bıçağı kaptı
Hayvanlık galip ruh, öldü kasaplık...
Bakkalın marketler eliyle zaptı
Şehri maktul kıldı, insanı sanık...
Eskişehir kenar mahalle dibi
Hasreti kör kuyu, içine düşme!
Anlatsın dünün öz deden gibi
Nemli sakalıyla ihtiyar çeşme
Itır kokan şehir, dev sofra çarşı
Özlüyorsun sen de, kalp kalbe karşı
Kerpicin keçeyle çaldığı marşı
Susturan hayalet; cam, göz ve beton..
@ServetTurgut