Bilmem
Belki tekrar aynı yerdeyimdir.
İstedim
Bi' şeyler ya da eskide kalmış masa parçaları
... tek bir resim, hayır
fotograf; sırça gözler ve göğüs kafesi
kırılabilir
değil
keskin
dökülüyor
parıltı biraz
biraz kabahat
beklettim, kırılmışım, içimi açıp düzeltmem gerekti
...
müsade ile ve nazikçe çizgiyi geçeceğim
İhtimal bi' yol gibi; yüzünde çizgisiz biri
Bildiği nedir ? Bütün bu gövdesiyle dipdiri
Söylerim de rengi çok ama siyah beyaz değil
Müsade yok, izin de yok, elleri kum gibi
Çok eskiden bi' çizgidir, kara yakındı öncesi
İki koca deniz geçip de vardığım bu yer nesi
Dokunmuyor eşyaya, gösterdiği tevazu kayıp yüzünden mi
yoksa izinden mi
Zarifti parmak izleri, elimdeki bu iğne ipliğin telafisi, kendi zûl'ümden mi
Aynı yer felaketinde,
yer deniz kışın zerafetinde
çok, azın kefaretinde kaldığında
-söz bulursun.
Aynı tül, aynı güneş, ayrı yol, ayrı kafes
Akşamüstü seç bi' renk, geceleyin unut gitsin
a.1-
"canlı mıydım?
o uğursuz kıyıda
öldüğüm gün de bilemedim
hep o sallantı, o devinim, o avcıl
bayrak, bir aş tenceresi, biraz küfür
karı kız öyküleri, sonra
dipteki ölülerin fısıl fısıl
konuşmalarını dinledim."
a.2- ihmal ile
"parklarım vardı akşamları kapatırdım."
a.3-
"Eyleyenler görecek yegânelik ne imiş:
Nereden sonrası kübra
Nereden önce sagir
Kaç, kaçır, doldur ya da dök
II faut agir.”
a.4- ben kimseye bir şey vaad etmedim.