İnsan- insan, hayvan- hayvan veya insan-hayvan hiç fark etmeksizin iletişim sırasında bilinçsizce birbirimize sinyaller yolluyoruz. Bazen jest ve mimiklerle bazen de o anda bize fazla önemsiz gelen küçük sözlerle. ve biz farkında olmadan bunlar, karşımızdaki kişinin veya canlının davranışlarını etkiliyor.
Bana kalırsa bu deneyden çıkarılacak en önemli sonuç budur. Zira Pfungst’un çalışmaları, “gözlemci etkisi” veya “gözlemci beklentisi” olgusunun ortaya çıkmasını sağlayarak deneysel anlamda 20. yüzyılda metodolojik bir çığır açmıştır. Çünkü bu sayede bugün üniversitelerde araştırma yöntemleri ve deneysel tasarım derslerinin önemli konu başlıklarından biri olan “çift kör deney tasarımları” geliştirildi. Deneylerde gözlemci etkisini ortadan kaldırabilmek için. ve ben de üniversite zamanımda bu tasarımları uygulamalı olarak deneyimleyen binlerce öğrenciden biri oldum.
Tüm bunların çıkış noktası ise Akıllı Hans’ın, seyircilerin ve soru sorucuların bilinçsiz tepkileri sayesinde matematik biliyormuş gibi gözükebilmesiydi.
Akıllı Hans hakkında daha fazla okuma yapmak istersen Atkinson & Hilgard'ın Psikolojiye Giriş kitabına göz atabilirsin. Bir sonraki videoda görüşürüz.