Serviks kanseri, temel olarak persistan (kalıcı) yüksek riskli İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkili, büyük ölçüde önlenebilir bir malign epitelyal tümör grubudur. Küresel ölçekte ciddi bir kadın sağlığı sorunu olan bu hastalıkta, tarama programları ve HPV aşılaması invaziv kanser insidansını (görülme sıklığını) belirgin şekilde düşürmektedir. Hastalığın patogenezi, HPV'nin onkojenik proteinleri (E6 ve E7) aracılığıyla p53 ve pRB yolaklarını bozması esasına dayanır.Tanı sürecinde en kritik kural, şüpheli bir servikal kitle varlığında sitoloji sonucunu beklemeden doğrudan biyopsi yapılmasıdır. Tedavi yaklaşımı evreye göre farklılık gösterir; erken evrelerde cerrahi ön plandayken, lokal ileri hastalıklarda eş zamanlı kemoradyoterapi ve brakiterapi standarttır. Metastatik ve tekrarlayan vakalarda ise sistemik tedaviler (kemoterapi, anti-VEGF ve immünoterapi) sağkalımı iyileştirmektedir. Prognozu belirleyen en güçlü faktörler hastalığın evresi ve lenf nodu tutulumudur.