TARANTA - BABU'YA
DOKUZUNCU MEKTUP
NOT:
Bu dokuzuncu mektubun başında
bir radyo makinasının fotoğrafı
vardı.
Bugün aklıma
yazısız ve çizgisiz
bir resim geldi, Taranta - Babu!
Ve benim, birdenbire
yüzünü değil,
gözünü değil,
senin sesini göresim geldi, Taranta - Babu;
«Mavi Nil» gibi serin,
yaralı bir kaplan gözü gibi derin
sesini senin!
Nazım Hikmet
Açıklama 18- hiçbir mektuba asla cevap gelmedi. bir çoğu karşılıksız. susunca daha kaskatı, yürüyünce anlaşılan, anlaşıldıkça daha da karışan düşünceler gibi. yani seni seviyorum. fakat yüzümü çevirmeyeceğim sana.
Açıklama 19-
Açıklama 20- "sırf bir haziran doğru çıksın diye,
oturdum, bütün bir kış dikiş diktim.
gözlükleri ve saatleri sevdim, okşar gibi sildim camlarını
okşar gibi siliyorum, gözlükçüleri ve saatçileri
saatime bakıyorum, hiç kızmıyorum, hiç kızmıyorum
biraz geri kalmış, düzeltiyorum."
Açıklama 21- hiçbir kış mevsimi bu kadar yapay gelmemişti. her şeyin üstünde stüdyo malzemesi gibi biraz sonra toplanacak edası var. bu fazlasıyla itici.
Açıklama 22- bu başka bir şarkı olacaktı!
hangi çiçekten çalıntıdır huyun
hangi ırmağın peşinde kaybolur güzün
çok yürüsem ormanında bulur muyum ?
hangi ceylanın gözünde saklıdır yüzün ?
sır bu çığlığın fısıltısındadır
uykunuz derin rüyanız hatırlanmadı
ben vurulduğum masalın ortasındayım
prensesler de kalp söker, hiç yanılmadın