Türk Edebiyatı Klasiği Esir Şehrin Mahpusu Kitabının Özeti

Опубликовано: 01 Август 2026
на канале: roman sepeti
207
8

Esir Şehrin Mahpusu - Kemal Tahir

Esir Şehrin İnsanları’nın sonundan beri Bekir Ağa Koğuşu’nda kalmakta olan Kamil Bey, bir bayram günü apar topar Sultanahmet’teki tevkifhaneye gönderilir. Burada adam öldürme, bıçaklama, kumar, uyuşturucu gibi suçlardan kalan kişilerle birlikte yaşamaya başlar.

Tevkifhanenin ikinci kısmında kalan Kamil Bey, “yeni evine” hiç alışamayacağını düşünmeye başlar. Kendisine ilgi gösteren Zekeriya Hoca’nın desteğiyle hayatını sürdürmeye çalışır, ancak ikinci kısmın ağası Faytoncu Osman Ağa’nın yardımlarıyla bile kendini tam olarak rahat hissedemez.

Bayram kutlamalarıyla geçen üç günün sonunda, Osman Ağa’nın yardımlarının da bir dolandırıcılık olduğu ortaya çıkar. Bir gün önce Kamil Bey’in kendisine borç verdiği parayla kumar oynayan Osman Ağa, bu paranın “borç” değil, “ortaklık” olduğunu söyleyerek asla geri ödenmeyeceğini belirtir ve daha sonra bugüne kadar ona sundukları yardımların da karşılıklı olduğunu açıklayarak Kamil Bey’den para ister.

Hiç parası kalmayan Kamil Bey, babasından kalan saatiyle bu borcu öder, ancak kendisini umutlandıran sayılı kişilerden biri olan Fatma Hanım’ın hediye olarak getirdiği kurabiyeler çalınınca sinirden deliye döner ve koğuşta Osman Ağa dahil bir sürü kişiyi döver.

Bu olayın ardından Milli Mücadele’yi desteklediği ve bir paşa oğlu olduğu gerçeği ortaya çıkan Kamil Bey, başka bir bölüme alınır. Burada, kendisine benzer bir adam olan Binbaşı Arif Bey ile kalmaya başlar. Müdürün saygılı tavırları ve onu koruyan nüfuzlu kişilerin olması, daha rahat koşullarda yaşamasını sağlar ve karısı Nermin, onu ziyaret etmeye başlar. Ancak, Nermin’in ailesinin etkisiyle Milli Mücadele’ye karşı gelmeyi sürdürmesi Kamil Bey ile aralarının git gide açılmasına sebep olur.

Anadolu’daki savaşın kötü gittiği, Yunanların yakında savaşı kazanıp İstanbul’a bile asker gönderecekleri söylentileri yayılırken, tevkifhane içinde de İstanbul’da Milli Mücadele’yi destekleyen herkesin öldürüleceği dedikodusu yayılmaya başlar.

Bir yandan bu dedikodulara karşı silahlanmaya çalışan Kamil Bey, bu sırada karısı Nermin’in Fransızların resmi bayramı 14 Temmuz için bir baloya gittiğini ve eve sabah saatlerinde döndüğünü öğrenir. Roman, bardağı taşıran bu son damlanın ardından Kamil Bey’in karısı Nermin için yazdığı bir boşanma mektubu ile sona erer.