İsmet Özel / Kötü Şiirler

Опубликовано: 22 Август 2026
на канале: Clair de lune
206
6

1.
Senin çağıltın evladım
sen denizi düşününce uğuldayan sokaklar
açık renk bir elbiseye yakışan alnın
sabah şehre henüz kamyonlar girerken
bir kadın kıvranışını hatırlayıp kuduran
ve zaten
bu terli, bu tozlanan bulutlar altında bile
saklı bir yerlerinde bir şeyler parıldatan
senin çağıltın.
Seni marifetli sanacaklardı
karşısında uçurumlar çağıldamayan herkes
seni marifetli sanacaklardı
kalbini
rehnedebilseydin eğer.

2.Uçsuz bucaksız gözyaşları.
Dünyanın tımarlanmış ruhlara teslim edildiği günlere ait.
Uçsuz bucaksız gözyaşları.
Bir nehrin bir yüzyıla benzediği zamanlardan.
Yaşadıklarının hepsi göçmen kuşlara
bütün sevdiklerini
çocukların hepsine paylaştıran bir dostumun
gözlerini karartacak kadar
uçsuz bucaksız gözyaşları

3.Bütün müsveddelerimi yırttım, göğsümün kıllarıyla
gövdemin kokusundan buharlaşıyor şiir.
Sana çok önceden, bir yaz sonu, bir parkta
sıkılmış yumruğumu ısırarak
buna benzer bir şeyler söylemiştim
milât yok
demiştim, milât yer almayacak hayatımızda.
İşte bütün müsveddelerimi yırttım
işte artık göğsümün kıllarıyla
gövdemin kokusundan buharlaşıyor şiir
işte onlar artık saçların kadar Boşnak
karşılıksız mektuplarım gibi yepyenidir.


Kötü nesirler

Çok yorgun ya da üzgün olduğum saatlerde yapmaktan üşenmediğim tek şey şiir dinlemek sanırım. Ama öyle herkesi dinlemeyememek de bazen insanın idrak mekanını sınırlıyor. Bu nedenle biraz Özel’e ara verdiğim dönemdeyim/ döneme gireceğim. Bugün dinlediğim bir konuşmada insanın bozuk algılarıyla Tanrı’ya bakış açısının çeşitlerinden bahsederken hizmetçi tanrı anlayışı diye bir kavramdan bahsetti konuşmacı. Ne kadar doğru bizler yaradana bizim istediklerimizi vermediği için küsen onun Celal sıfatlarını bir köşeye iten menfaatçi bir bakış açısı ile yaklaşıyoruz hep. Oysa gazabından korkmamız gereken bir yaratıcı var asker arkadaşı gibi yaklaşıyoruz çoğu zaman. Şirazemizin kaymasının temel sebepleri onun zatı İçin bize bildirdiği isimleri zatı değil hiç bilmiyor oluşumuz. Neyse sonunu getiremedim çoğu zaman bir şeylerin sonunu getirememek gibi bir huyum var neyse ki insanların çoğu böyle değil de dünya daha kötü bir yere gitmiyor. Sizlere de yazıp yazmamak konusunda kararsız kalıyorum kanala devam etme konusunda da. İnsan sanıyor ki sihirli bir değnek gelip dokunacak hayatına, kalbine. O değneğin olmadığını kendime sürekli telkin etsem de yıllardır tam bir tevekkül haline giremiyorum. Bilmiyorum insan nerenin yerlisidir diyor ya şair sanırım ben kararsızlığın ve hüznün yerlisiyim. Umuda, kararlılığa, sevince kucak açtığım zamanlarda bile bir yanım hüzünle dolu çünkü. Siz nereye aitsiniz?