Barış Manço... Zihinlerimizde rengarenk kıyafetleri, parmaklarını dolduran o gümüş yüzükleri ve çocuklara olan sonsuz şefkatiyle yer etmiş bir figür. Ancak o neşeli ve renkli görüntüsünün ardında, çok daha derin, çok daha mistik bir adamın kaleminden dökülen bir varoluş sancısı saklıydı. 1981 yılı... Türkiye’nin üzerine 12 Eylül’ün gri ve puslu havasının çöktüğü, insanların içine kapandığı o sessiz günler. Barış Manço ve Kurtalan Ekspres, "Sözüm Meclisten Dışarı" albümü için stüdyoya girdiğinde, sadece bir şarkı değil, bir toplumun ruh halini yansıtacak bir manifesto hazırlıyorlardı.
Şarkının ismi, bir coğrafya terimiydi: Dönence. Işığın sınırı, mevsimlerin döndüğü yer. Ama Manço, bu terimi alıp haritalardan söküp çıkardı ve insan ruhunun en uç sınırına yerleştirdi. Hayatın temposu gibi hipnotize edici o bas gitar introsu başladığında, aslında herkes kendi içindeki o karanlık kuyuya inmeye başlıyordu. Bazen her şey üst üste gelir; maddi sıkıntılar, gelecek kaygısı ve o tarifsiz çaresizlik hissi... İnsan kendini dünyanın merkezinde değil, karanlığın tam ortasında bulur.
Simsiyah gecenin koynundayım, yapayalnız Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Herkesin güneşi gördüğü, mutlu olduğu bir dünyada, kendi kışını yaşamak. Ruhun "Oğlak Dönencesi" tam olarak burasıdır. En uzun gece, en soğuk an ve derin bir yalnızlık. Etrafına baktığında ışıklar içindeki insanları, akan hayatı görürsün ama o hayat sana çok uzaktır. Zihin oyunlar oynar, sen olduğun yerde kuruduğunu hissederken, başkalarının filizlendiğini izlersin.
Kupkuru bir ağacın dalıyım, yapayalnız Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum... Görüyorum...
Bu sadece bir gözlem değil, acı bir kabulleniştir. Karanlıktasın, hiç aydınlanmayacak gibi gelir. Ama evrenin şaşmaz bir kuralı vardır; en uzun gece yaşandıktan sonra, güneş artık geri dönmeye mecburdur. O saykedelik müzik, o rüya atmosferi aslında zihnin bir illüzyonudur. Manço, o dönem karamsarlığa gömülen bir nesle, "Karanlıkta takılıp kalmayın, bu bir döngü" diyordu.
Sabrın çatladığı, ömrün iki ucundan yandığı o anlarda bile teslimiyet yoktu. Barış Manço bu şarkıyla bütün bir topluma manevi bir gelecek, bir umut ışığı vaat ediyordu.
Gün çoktan döndü buralarda
Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum
Duyuyorum, görüyorum
Bir gün gelecek dönence, biliyorum
Saygı ve özlemle..
Teşekkürler
Pexels'tan Anastasia Shuraeva videosu: https://www.pexels.com/tr-tr/video/ad...
Video: Kelly : https://www.pexels.com/tr-tr/video/ah...
Pexels'tan Colin Jones videosu: https://www.pexels.com/tr-tr/video/to...
Müzikler
• DÖNENCE - ALİCAN VARLIKLI (BARIŞ MANÇO) KO...
/ ahmetalhasengun
/ notalarin.izinde
/ ahmettalhasengun2