"Bazı şarkılar vardır, ritmi sizi dansa davet ederken sözleri kalbinize bir yumruk gibi oturur. İşte bugün o maskeli şarkıların zirvesini konuşacağız. Dünya, 2013 yılında bu şarkıyla sallanırken, aslında bir çocuğun en büyük travmasının küllerinden doğan bir ağıda ortak olduğumuzu kimse bilmiyordu. Stro-may (Stromae) bize rengarenk bir klip, hareketli bir altyapı verdi ama aslında tek bir can yakıcı sorunun cevabını arıyordu: 'Baba, neredesin?' Bugün, neşeli ritimlerin altına gizlenmiş bir soykırım acısını, mezarı bile olmayan bir babanın ve hiç büyümemiş bir çocuğun hikayesini konuşacağız."
"Şarkının ismi Pa-pa-u-te. Fransızca 'Pa-pa, u te?' yani 'Baba, neredesin?' cümlesinin birleşmiş, hatta çocukça bozulmuş hali. Bu sadece bir kelime oyunu değil; babasını hiç tanımayan, ona sadece hayallerinde ulaşabilen bir çocuğun peltek seslenişi. Gerçek adıyla Pol Van Ha-vır, Belçikalı bir anne ve Ruandalı bir babanın oğlu olarak Brüksel’de doğdu. Ancak onun çocukluk fotoğraflarında kocaman bir boşluk vardı. Babası Pi-yer, başarılı bir mimardı ama oğlunun hayatında sadece bir 'misafir' gibiydi. Stromae, babasını hayatı boyunca sadece birkaç kez, o da çok kısa süreliğine görebildi. Yani o, babasının kokusunu bile tam bilmeden büyüdü."
"Takvimler 1994 yılını gösterdiğinde, Stromae henüz 9 yaşındaydı. Babası, memleketi Ruanda'ya bir seyahat yaptı. O dönemde Ruanda, insanlık tarihinin gördüğü en kanlı olaylardan birine, Ruanda Soykırımı'na sahne oluyordu. Pierre, o kaosun ortasında kaldı ve bir daha asla geri dönmedi. İşin en sarsıcı tarafı ne biliyor musunuz? Ailesi, babasının öldüğünü aylar sonra öğrenebildi. Cesedi bile bulunamadı, bir mezarı bile olmadı. Stromae bir röportajında, 'Ona veda edebileceğim bir yerim bile yoktu' diyecekti. İşte şarkıdaki o bitmek bilmeyen 'neredesin?' sorusu, aslında 20 yıl boyunca içinde tuttuğu o sessiz çığlığın patlamasıydı."
"Şarkının klibine dikkatli bakın; her kare aslında bu travmanın bir parçası. Stromae orada plastik bir manken gibi, donuk ve ruhsuz bir babayı canlandırıyor. Küçük bir çocuk ise o mankeni canlandırmak için önünde dans ediyor, ağlıyor, ona sarılıyor. Ama baba asla hareket etmiyor. Bu, babasız büyümenin o soğuk ve 'orada ama aslında yok' hissinin dünyadaki en dahiçe tasviridir. Stromae aslında şunu diyor: 'Babam yanımdayken bile bir manken kadar uzaktı bana, öldüğünde ise tamamen bir boşluk oldu.' Klibin sonundaki o sahneyi hatırlayın; çocuk da sonunda pes edip bir manken gibi donup kalıyor. Yani baba figürünün eksikliği, çocuğun da ruhunu donduruyor."
"Stromae bu şarkıyla sadece kendi yasını tutmadı; aynı zamanda babalık kavramını da sorguladı. Sözlerde diyor ki: 'Herkes baba olmayı bilir ama kimse gerçek bir babanın nasıl olacağını anlatmaz.' Bugün milyonlarca insan bu şarkıyla kulüplerde dans ediyor, ama artık siz bu şarkıyı her duyduğunuzda, o rengarenk kıyafetlerin içindeki küçük Pol'ün, babasına seslendiği o çaresiz anı hatırlayacaksınız. Peki sizin için yeri doldurulamaz olan o şarkı hangisi? Hikayesini merak ettiğiniz başka eserler varsa yorumlarda buluşalım. Bir sonraki derin hikayede görüşmek üzere."
Teşekkürler
Video: Taryn Elliott: https://www.pexels.com/tr-tr/video/do...
Video: Ron Lach : https://www.pexels.com/tr-tr/video/ki...
Pexels'tan RonaK PitambeR ChoudharY videosu: https://www.pexels.com/tr-tr/video/ma...
Video: Alex Green: https://www.pexels.com/tr-tr/video/ad...