Albüm: Derman - Hiç - (Kalan Müzik 1999)
SÖĞÜT'ÜN ERENLERİ
Bilecik’in ülke halkoyunları arasında ünlü bir oyunu ve çok sevilen bir türküsüdür.
Öyküsü şöyledir:
Bilecik Tekfuru, Yarhisar Tekfuru’nun kızı Olivera (Nilüfer Hatun) ile evlenecektir. İki Tekfur, Osman Gazi’yi de bu düğüne davet ederler. Amaçları O’nu tuzağa düşürüp öldürmektir. Fakat, tuzağı önceden haber alan Osman Bey, Çakırpınar’daki bu düğünü basar. Çıkan çatışmada Bilecik Tekfuru öldürülür; gelin ise (Olivera) Orhan Bey tarafından Söğüt’e kaçırılır.
SÖĞÜT’ÜN ERENLERİ
Söğüt’ün Erenleri
Söğüt’ün erenleri,
Çevirin gidenleri
Ne güzel baş bağlıyor
Söğüt’ ün güzelleri
Aldırdın beni
Gül iken soldurdun ben
Söğüt' ün çarşısına
Gün doğar karşısına
İnsan hile yaparmı
Kapı bir komşusuna
BİLECİK KARŞILAMASI
Bilecik’in yine çok ünlü oyun ve türküsüdür.
Öyküsü şöyledir:
Orhan Bey, sevdiği Tekfur kızı Olivera’yı Çakırpınar’daki düğününden Söğüt’e kaçırdıktan sonra hemen yeni düğün hazırlıkları başlatılır. Olivera müslüman olur. Nilüfer ismini alarak Orhan Bey ile evlenir. Düğün çok görkemli olur. Keklik kebapları, yağlı koyun sütünden yoğurtlar yenir. Herkes çok mutludur.
BİLECİK KARŞILAMASI:
Aşağıdan gelen hanım oynasın
Keklik kebabını yiyen doymasın
Beni bu hallere sokan onmasın
Seki ver yavrum seki ver, kaba minder üstüne
Mavili yazma al kadifenin üstüne
Aşağıdan gelir mangal kömürü
Mevlam versin güzellere ömürü
O kız almış annesinden emiri
Seki ver yavrum sekiver ,kaba minder üstüne
Mavili yazma al kadifenin üstüne
ET KOYDUM TENCEREYE
Öyküsü ile ilgili şu rivayet anlatılır:
Bilecik’in bir köyünde iki genç birbirini deli gibi sevmektedir. Öyle ki, bu büyük sevgi dilden dile dolaşmaktadır. Fakat kızın babası, kızı delikanlıya vermemeye kararlıdır.Dedikodulara son vermek amacıyla kızını eve kapatır; bağa-bahçeye göndermez. Delikanlı mecnun gibidir, adeta. Yemeden içmeden kesilir; maniler söyleyerek, kızın evinin çevresinde dolaşıp durur...
ET KOYDUM TENCEREYE
Et koydum tencereye,
Yar geldi pencereye,
Kız Allah’ını seversen,
Al beni içeriye.
Su gelir millendirir,
Çayırı çimlendirir,
O benim nazlı yarim,
Dilsizi dillendirir.
Kara boya sarmadım doya doya,
Sarı boya sarsın eller doya doya, .
Hadi yavrum dönüversen ya,
Aralıkta diz çöküversen ya.