Takıntılı öğretmenim| Kim Taehyung • 4 {smut seri} ~🔞! açıklamada

Опубликовано: 11 Июнь 2026
на канале: bwl dionysus taelita
8,584
270

"Y/n! Bu herifin ne işi var lan burda! Siz niye bu kadar dipdibesiniz!" diye kükremişti adeta. Sesi o kadar yüksek çıkmıştı ki hafifçe nefes nefese kalmıştım. Bağırmalardan her zaman korkardım.

"A-abi... açıklaya-"

"Neyi açıklayacaksın, Y/n? Çabuk o adamın yanından uzaklaş yoksa ben zorla uzaklaştırırım." sesi tereddütsüz kararlıydı biliyordum.

Taehyung sadece sakin bir ifadeyle dinlemişti. Ama abimin bu son dediğinden gözlerinde ki öfkeyi görebilmiştim.

"Bana bak, konuşmana dikkat et çocuk-" diye uyarılı bir ses tonuyla söylerken abim hışımla sözünü kesti.

"Dikkat etmezsem ne olur lan? Sen kimsin?!"

Bu Taehyung'un son sabrı olmuştu hemen ona doğru adımlayıp yüzüne sert bir yumruk geçirdi, ağzımdan küçük çaplı bir çığlık çıktı. Abim anında yere serilmişti, Taehyung'un öfkelenince ne kadar daha güçlü olduğunu görebiliyordum.

Taehyung abime bir yumruk daha atacakken hemen yere, abimin yanı başına eğildim ve elimi engel olmak istercesine kaldırdım. "Yapma!.." fark etmeden bikaç damla göz yaşı yanaklarımı ıslatmıştı.

İstese devam edebileceğini biliyordum, biliyordu ama öfkesinden sıyrılmışçasına yavaça yumruğunu yere indirdi. Yumruk yaptığı elini saçlarıma götürüp okşamak ister bi tavırla değdirecekti ki başımı diğer tarafa çevirdim.

"Şimdilik... git lütfen." dediğimde birkaç saniye sessiz kalmış ve dudağının kenarı patlamış olan abime bakmıştı.

Ardından kalktı ve kapıyı çekip gitti. Hemen kapıya baktım. Onunla mutlaka konuşacaktım en uygun anda.

Abim acıyla bi inleme sesi çıkararak yavaşça doğruldu. "A-abi,"

"Y/n, pamuk ve buz getirsene kardeşim ne duruyosun." demişti ben de hemen koşup getirmiştim.

Kanayan yerini tedavi ederken, "Herifin yumrukları da çok sağlammış," dedi ve hafifçe güldü. "Pezevenk."

"Abi." dedim ikaz eder bir tonda. Ona küfür etmesini istememiştim.

"Ne var? Ya sen hangi hakla kardeşimin evine kadar gelir bi de dibine kadar girersin. Öğretmenliğini bilsin yoksa gerçekten şikayet edicem."

dediğinde olayı büyütmesin diye, "Y-yok abi yani öyle şikayet edilicek bi şey değil, sadece mahçup olduğunu dile getirdi bu yüzden gelmiş." dedim elimden geldiğince inandırıcı olmaya çalışarak.

'Hmhm sadece bu yüzden' diyen iç sesimi görmezden geldim.

"Ya ya tabii." demişti abimde.

O akşam ve gece olanları düşündüm.

...

Ertesi gün abim beni tembihlemişti. "Bak, Y/n eğer o herif seni rahatsız ederse..." yanağına hızlıca öpücük konudurup sözünü kestim. "Hayır abiciğim rahatsız etmiyor merak etme sen." diyerek evden çıkmıştım.

Okula girdiğimde herkes sınıflara dağılırken bahçe de Taehyung hocayı arıyordu gözlerim.

Elinde çantası ve o bilindik takımıyla her gün olduğu gibi harika görünerek sınıfa doğru ilerliyordu. Benim ona baktığımı fark etmiş olacak ki başını bana çevirdi ve bana göz kırptı.

Ardından sırıttığını göz ucu ile görebiliyordum. Sadece onu takip etmiştim. Arka silueti bile çok çekiciydi. Sınıfa gireceğini sanarken öğretmenler odasına doğru adımladı. Anahtarı tam da deliğine girdirirken bana arsızca bakmıştı. Utandığımı hissettim.

Kapıyı açtığında, "İçeri gel." demişti anlaşılan içerde başka öğretmenler yoktu.

Çekinerek içeri adımladım. Neden beni çağırmıştı? İçimde heyecan vardı ve neden onun büyüsüne bu kadar kapıldığımı kabullenmek istediğimden emin değildim.

İçeri girer girmez kapıyı kilitledi ve beni masa ile arasına aldı. Saçımın bir tutamını kulağımın arkasına sıkıştırırken konuştu, "Söylesene abin nasıl?" diyerek pisçe sırıtmıştı dünün imasını yaparak.

Saçımı sıkıştırırken işaret parmağının tersi ile kulağımı okşaması, sırıtışı, dudakları, kokusu beni güçsüz bırakıyordu...

Elini baldırıma götürdü ve sıktı. Bense hiçbir şey yapamıyor sadece onu büyülenmiş bir halde izliyordum. Ne karşılık ne bir söz... Onun tarafından elim kolum bağlanmıştı sanki.

Yüzüme doğru iyice eğildiğinde önce çenemden hafifçe öptü sonra burnunu da boynuma sürterek aşağılara inerken sıcak ve yumuşak öpücüklerini oralara da bıraktı.

Eli kısa okul eteğimden yukarı çıktı ve işaret parmağını çoktan ıslanmış olan kilodumun üstünden orama bastırdığında ağzımdan istemsizce inleme çıktı. Onun istediği de buymuş gibi kafasını boynumdan kaldırıp yüzüme baktı ve gülümsedi.

"Küçük kızım çok ıslanmış, hm?" demişti o erkeksi, kalın ve derin ses tonuyla. İşte tam anlamıyla vücudum kendini ona bırakmıştı. Hem de daha fazla ıslanmama sebep vermişti.

Dudaklarını açtığı gömleğimin arasından daha aşağılara indirirken o anda zaman, mekan ve sorumluluk kavaramları durmuş gibiydi...

Sadece o ve ben vardık...

~

⚠︎hikayemi çalmayın valla kötü olur

sınır;
150 beğeni
20 yorum